Önemli bir gelişme olarak, İspanya parlamentosu, Katalan ayrılıkçı liderleri ve onların destekçilerini cezai suçlamalardan etkili bir şekilde koruyacak tartışmalı bir af yasasına yeşil ışık yaktı. Sosyalist partiden Başbakan Pedro Sanchez, bunu aylarca süren yasama tıkanıklığının ardından zor durumdaki koalisyon hükümetine yeni bir soluk getirecek stratejik bir hamle olarak görüyor.
Sanchez'in af yasasını geçirme kararı, bu yasayı kendi destekleri için çok önemli bir koşul haline getiren Katalan partilerinin desteğini güvence altına alma girişimi olarak görülüyor. Bu manevra, Sanchez'in, partisinin geçen yılki seçimlerdeki yenilgisine rağmen, çeşitli sol ve ayrılıkçı gruplarla kırılgan bir çoğunluğu bir araya getirerek iktidardaki hakimiyetini korumasını sağladı.
Ancak bu hamle eleştirilerden de mahrum kalmadı. Sanchez'in kendi partisinin üyeleri ve muhafazakar muhalefet, yasayı İspanya'da demokrasiye darbe olarak nitelendirerek şiddetle karşı çıktı. Muhalefet lideri Alberto Nunez Feijoo, kararın çekişmeli doğasına dikkat çekerek onaylamadığını ifade etti.
Yasanın onaylanması, eski Katalan Devlet Başkanı Carles Puigdemont'un hemen tutuklanma riski olmadan İspanya'ya dönmesinin önünü açıyor. 2017 yılında yasadışı bir bağımsızlık referandumu düzenlemeye karışmasının ardından ülkeden kaçan Puigdemont, kutuplaştırıcı bir figür olmaya devam ediyor ve onun potansiyel geri dönüşü bölgedeki gerilimleri yeniden alevlendirebilir.
İspanya'daki siyasi manzara bu son gelişmeye yön verirken, hükümet AB seçimleri sonrası ortalık yatıştığında odak noktasının politika gündemlerini ilerletmeye yönelebileceğinden umutlu. Uzlaşma ve daha fazla anlaşmazlık potansiyeli ufukta belirirken, af yasasının yansımaları henüz görülmedi.


