On yıllık bir süre boyunca yürütülen bir araştırma, Güney Afrika'nın sıtmaya karşı mücadelesinin bazı çocukların sağlığı üzerinde istenmeyen sonuçlar doğurduğunu ortaya çıkardı. Araştırma, sıtma parazitini öldürmek için kullanılan pestisit DDT'nin kullanımının, sıtmanın endemik olduğu bölgelerde yaşayan erkeklerin spermlerini etkilediğini ortaya çıkardı.
McGill Üniversitesi'nden Sarah Kimmins liderliğindeki çalışma, DDT'nin 50 Güney Afrikalı erkeğin spermi üzerindeki etkisini inceledi. Oldukça zehirli bir böcek ilacı olan DDT, zararlı etkilerinden dolayı birçok ülkede yasaklanmıştır. Araştırmacılar, DDT'ye maruz kalmanın spermde değişikliklere yol açtığını, doğurganlığı ve embriyo gelişimini olumsuz etkilediğini buldu.
Kimmins, sıtmayı kontrol etmek için alternatif yöntemler bulmanın acil gerekliliğini vurguladı. DDT'nin zararlı etkilerini azaltmak için aşı ve alternatif tarım ilaçlarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. DDT kullanımı sadece mevcut nesli etkilemekle kalmıyor, aynı zamanda gelecek nesiller için de potansiyel sonuçlar doğuruyor.
Güney Afrika kohortunun yanı sıra, çalışmada 47 Grönlandlı Eskimo erkeğinden alınan kan ve meni örnekleri de incelendi. Bu adamlar, Arktik besin zinciri yoluyla toksini biriktiren deniz memelilerinden oluşan geleneksel beslenmeleri nedeniyle DDT'ye maruz kalma riski yüksek. Araştırmacılar, sıcak iklimlerde buharlaşan kirletici maddelerin yağmur ve kar yoluyla daha soğuk bölgelere taşınabileceğini ve bunun da sorunu daha da kötüleştirebileceğini buldu.
Sahra altı Afrika'da yaygın olan ölümcül bir hastalık olan sıtma, çoğunluğu beş yaşın altındaki çocuklar olmak üzere her yıl yaklaşık 620.000 kişinin hayatına mal oluyor. Dünya Sağlık Örgütü, önümüzdeki altı yıl içinde sıtma vakalarını ve ölüm oranlarını %90 oranında azaltmak için iddialı hedefler belirledi. 35 ülkede de hastalığın ortadan kaldırılması hedefleniyor.
Bu yılın başlarında Kamerun, Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği aşıyı benimsedikten sonra çocuklar için rutin sıtma aşılarını uygulamaya koyan ilk ülke oldu. Bu girişim, sıtmaya karşı mücadelede önemli bir adım olup, savunmasız toplumlarda sıtma yaygınlığının ve buna bağlı sağlık sorunlarının azaltılması için umut sağlıyor.
Bu çalışmanın bulguları, sıtma kontrolü çabalarında DDT kullanımının istenmeyen sonuçlarına ışık tutuyor. İnsan sağlığı ve çevre üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirirken, sıtmayla etkili bir şekilde mücadele etmek için alternatif strateji ve müdahalelerin geliştirilmesine ve uygulanmasına acil öncelik verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.


